‘DEM’den medet umanların sonu sandıkta hüsrandır’

ANKARA Milliyet – Bahçeli özetle şunları söyledi: 

UYANIK OLMALIYIZ: (Kilise saldırısı) Türkiye düşmanları boş durmuyor. 31 Mart seçimlerine kadar provokasyon ortamını canlı tutmayı ve ülkemizin sinir uçlarıyla oynamayı planlayan karanlık ellere karşı azami şekilde uyanık olmalıyız. Suç ve suçluya tolerans diye bir şeyden asla bahsedilmemelidir. Operasyonel faaliyetlerin ve faillerinin kafası ezilmelidir. 

HESABI SANDIKTA GÖRECEĞİZ: Varsın birileri bölücüleri, teröristleri, yedi düveli yanına alsın, iftira ve yalan rüzgarından medet umsun, vicdanı sızlamadan parti parti dolaşsın, DEM’lensin, siyasi fırıldağa dönüşsün. Çırpınışları boşuna, hevesleri beyhudedir. 31 Mart’ta hepsinin bileğini sandıkta bükeceğiz. Alayının hesabını demokrasinin imkanlarıyla göreceğiz. 

KARA MİZAH: CHP Genel Başkanı’nın Türkiye ittifakını telaffuz etmesi nafile bir gayrettir. DEM’lenmek CHP yönetimine hiç iyi gelmemiş, siyasi aklını hepten tüketmiştir. Özgür Bey bu ittifakı kimlerle tesis edeceksiniz? Kendi aranızdaki ihtilafları aşamamışken Türkiye ittifakını seslendirmeniz kara mizah değilse nedir? Sayın Kılıçdaroğlu’nun bütün izlerini silmenin, neredeyse ismini ananı kapının önüne bırakmanın neresi Türkiye ittifakı? Neresi adamlık? Neresi vefakarlık? Kürsüde gaza gelip kendi kendini alkışlamayı bırak da yüreğin varsa bunları açıkla. PKK bu ittifakın neresinde? DEM’cilere hayranlığın sırf ittifak için mi? Yoksa bilmediğimiz başka sakıncalı, sakat ve sancılı ilişki ve irtibatların da var mı? İhanetin ittifakı değil,ancak imhası olur. DEM’den medet umanların sonu sandıkta hüsrandır. 

‘Başbakanlığı elimin tersiyle ittim’

KAPININ ÖNÜNE BIRAKILDIN: (Ahmet Davutoğlu’nun ‘Başbakanlık peşinde koştu’ iddiası) Parlamenter Sistem hakimken başbakanlık arzusuna kapılsaydım, koşmama yer ve gerek katiyen olmazdı. Doğrudur, 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra Başbakanlık makamı hem doğrudan hem dolaylı bize teklif edildi.

Ancak ben siyasi bölücülerin desteği ve Türkiye’nin aleyhine olan bir iktidar yapısını elimin tersiyle itmeyi, nefsimi çiğnemeyi vatan, millet ve şeref görevi saydım, bundan pişman olmadığım gibi aynı durum bugün vasat bulsa yine benzer duruşu cesaret ve hamiyetle gösteririm. Sen, Başbakanlık makamını terk etmedin, kapının önüne tarihi bir tasarrufla bırakıldın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x